ORTADOĞU’DA BÜYÜK KIRILMA
ORTADOĞU’DA BÜYÜK KIRILMA
İran’ın Gölgesinden Devletlerin Dönemine
Ortadoğu’da yalnızca yeni bir savaşın değil, yeni bir düzenin doğum sancıları yaşanıyor.
Yıllardır Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen; bölgesel güçlerin hesaplaşma alanına dönüştü. Devletler vardı ancak egemenlikleri sürekli sınandı. Milisler, vekâlet savaşları ve dış müdahaleler bölgenin kaderini belirledi.
İran da bu boşluklardan yararlanarak geniş bir nüfuz alanı oluşturdu. Ancak bugün dengeler değişiyor.
Asıl mesele mezhep değil, gücün kaynağının değişmesidir.
Dünün Ortadoğu’sunda güç; silahlı gruplar ve vekâlet savaşları üzerinden kurulurken, yarının Ortadoğu’sunda ekonomi, enerji, ticaret, teknoloji ve diplomasi daha belirleyici olacak.
ARTIK SAHA DEĞİL, AKTÖR OLMA ZAMANI
Ortadoğu devletleri artık kendi topraklarında başkalarının savaşını vermemeli.
Devlet önce, egemenlik önce, ulusal çıkar önce.
Silahlı grupların devletlerin yerine geçmesi, bölgesel istikrarın önündeki en büyük engellerden biridir.
Bu yeni denklemde Suriye’nin yeri ise kritik.
Suriye; Türkiye, Irak, Lübnan, Körfez ve Doğu Akdeniz arasındaki stratejik bağlantının merkezinde bulunuyor. Suriye’nin istikrarı yalnızca Şam’ın değil, bütün bölgenin geleceğini ilgilendiriyor.
Irak doğunun kapısı, Suriye Levant’ın kalbi, Yemen ise Kızıldeniz ve Babülmendep’in anahtarıdır.
YENİ ORTADOĞU NASIL KURULACAK?
Geleceğin güçlü ittifakları yalnızca silahla değil; savunma, enerji, ticaret, teknoloji, yatırım ve diplomasiyle kurulacak.
Savaşlar geçici sonuçlar doğurur. Ekonomik iş birlikleri ise kalıcı güç oluşturur.
Ortadoğu artık bir kez daha başkalarının savaş alanına dönüşmek istemiyorsa, devletlerini ve kurumlarını güçlendirmek zorunda.
Çünkü devlet zayıflarsa milis güçlenir.
Devlet geri çekilirse dış aktörler boşluğu doldurur.
Devlet egemenliğini kaybederse ülke yeniden “saha” olur.
Bugün Ortadoğu tarihi bir kavşakta.
Ya eski düzen farklı aktörlerle devam edecek…
Ya da gerçekten yeni bir dönem başlayacak.
Mesele İran’a karşı yeni bir eksen oluşturmak değil; Ortadoğu’yu bütün eksenlerin savaş alanı olmaktan çıkarmaktır.
Yeni Ortadoğu’nun haritasını mezhepler değil, devletler çizmelidir.
Ve artık sorulması gereken soru şudur:
“Kim kimi yendi?” değil…
“Savaştan
sonra Ortadoğu’nun yeni düzenini kim kuracak?”
Araştırmacı Kenana Khalaf Al-Kurds
